Uluslararası astronomlardan oluşan bir grup bilim insanı, 31 ışık yılı uzaklıkta yeni bir süper-Dünya* keşfetti. Bugün konuyla ilgili bir açıklama yayınlanan astronom ekibi, keşfedilen yeni gezegenin yaşama elverişli olma olasılığının oldukça yüksek olduğunu söyledi. GJ 357 d ismi verilen gezegen, NASA’nın TESS Uzay Teleskobu’yla keşfedildi.

GJ 357 d gezegeninin, Dünya’nın yaklaşık iki katı oranında bir büyüklüğe ve altı katı oranında da bir kütleye sahip olduğu belirtiliyor. Astronomların yayınladığı makaleye göre GJ 357 d, host yıldızının yaşanılabilir bölge* sınırları içerisinde yer alıyor. Yani teorik anlamda gezegenin yüzeyinde sıvı halde su bulunma ihtimali var.

GJ 357 d, GJ 357 isimli kırmızı cüce türünde bir yıldızın yörüngesinde yer alıyor. Küçük boyutları ve düşük parlaklığıyla dikkat çeken GJ 357 yıldızı, Güneş’in yaklaşık üçte biri oranında bir büyüklüğe sahip. GJ 357’nin ayrıca Güneş’ten tam %40 daha soğuk olduğu belirtilmiş.

GJ 357 sisteminde şu anda keşfedilen üç farklı gezegen var. NASA’nın hazırladığı temsili görsel:

GJ 357, bizim Güneş’imize göre çok daha küçük, çok daha soğuk ve genel anlamıyla çok daha sakin bir yıldız. Ancak GJ 357 d gezegeni, yıldızına çok yakın bir konumda yer aldığı ihtiyaç duyduğu ısı ve enerjiyi rahatlıkla alabiliyor. Astronomlar ifadelerine göre GJ 357 ile GJ 357 d arasındaki uzaklık, Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığında sadece %20’si seviyesinde. GJ 357 d gezegeninin yıldızı etrafındaki bir tam turu da 55,7 günde tamamlanıyor.

Konuyla ilgili konuşan araştırma lideri Lisa Kaltenegger,”Gerçekten de çok heyecan verici bir keşif oldu. GJ 357 d gezegeni ile ilk kez Dünya’ya yakın bir konumda yer alan ve host yıldızının yaşanılabilir bölge sınırlarında bulunan bir süper-Dünya keşfettik.” ifadelerini kullandı.

Bilim insanları önümüzdeki dönemlerde GJ 357 d’yi daha detaylı bir şekilde incelemeye çalışacak. Gezegenin atmosferik yapısı veya yüzey suları gibi konularda şu an için pek bir bilgiye sahip değiliz. Bildiğiniz gibi oksijen ve su yaşamın olmazsa olmazları. Konuyla ilgili Lisa Kaltenegger, GJ 357 d’nin bir atmosfere sahip olması durumunda çok büyük bir ihtimalle yaşama elverişli olacağını söyledi.

31 Temmuz’da Astronomy & Astrophysics dergisinde yayınlanan makaleye buradan ulaşabilirsiniz.

*Süper-Dünya (veya Dev Dünya), kütleleri Dünya’dan fazla, ancak bir gaz devinden küçük olan ötegezegenler için kullanılan bir terimdir. Süper-Dünyalar gaz veya kayalık gezegenler olabilir. Örneğin haberde bahsi geçen GJ 357 d gezegeni kayalık bir süper-Dünya.

*Astronomide bolca duyduğumuz “yaşanılabilir bölge” ifadesi bir yıldızın, yörüngesindeki bir gezegenin yüzeyinde sıvı halde su bulundurmasına olanak tanıdığı alan veya uzaklık anlamına geliyor. Örneğin bir yıldız ne kadar büyük veya ne kadar küçük olursa bu yıldızın yaşanılabilir bölgesi de ona göre yıldıza yakın veya uzak oluyor.

TESS, nasıl gezegen avlıyor?

Güneş Sistemi dışındaki ötegezegenler araştırılırken genellikle bu gezegenlerin yıldızları incelenir. Yıldızların yörüngelerindeki gezegenler dönerken yıldızın önüne geçer ve Dünya’ya ulaşan ışığı da engeller. Astronomlar da bu küçük karartıları analiz ederek gezegenlerin büyüklüğü ve yıldızına olan uzaklığı gibi birçok bilgiye ulaşabiliyor. NASA’nın 25 Temmuz’da gezegen avına başlayan TESS uydusu da işte tam olarak bu teknikten yararlanarak çalışıyor.

Gökyüzünü 26 farklı bölüme ayırarak gözlem gerçekleştiren TESS her bir bölümü en az 27 gün boyunca inceliyor. NASA araştırmacılarının ifadelerine göre dev teleskop sadece iki yıl içerisinde tam 200.000 farklı yıldızı inceleyecek ve binlerce yeni gezegeni de ilk kez keşfedecek.

Uzay ajansının bir önceki gezegen avcısı olan Kepler toplamda 2662 ötegezegen keşfetmişti. Bu rakam şu anda bilinen ötegezegen sayısının yaklaşık %70’ine karşılık geliyor. Yani Kepler’in, tek başına ötegezegen keşif tarihini değiştirdiği söylenebilir. Ancak NASA, TESS’in bu konuda bir adım ileriye gideceğini ve toplam ötegezegen keşfi konusunda Kepler’i dahi geride bırakacağını tahmin ediyor.